clock   England:   |   Türkiye: Site Dili:   Arapça  English  Español  Français  German  Russian  Türkçe

Çanakkale / Bayramiç / Yenice

Kayıt Tarihi: 16-12-2012 Okunma Sayısı: 98355

Çanakkale / Bayramiç / Yenice >

Çanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / YeniceÇanakkale / Bayramiç / Yenice

Kaz Dağları’nda

Bayramiç

Çanakkale / Bayramiç / Yenice Bin pınarlı Kaz Dağları’nın üzerindeki ilçe Bayramiç.  Yeşili bol, suyu bol. Bu yüzdendir ki,yerleşim çok uzun yıllar öteye gidiyor. Troia Krallığının sınırları içinde olduğu bilinen Bayramiç çevresinde Antik Çağ eserleri bulunuyor. Troas bölgesinde. Bugünkü Kurşuntepe yakınlarında bir Aiol yerleşimi olan Skepsis kentinin kalıntıları var. Akpınar köyünde ise Kebren kentinin kalıntıları görülebiliyor. Alexandreia Troas kentine çevredeki kentlerin sakinlerinin göç ettirilmesi sırasında buradaki kent de boşaltıldı.

Bayramiç kent merkezinde Bizans ve Osmanlı izi de var. Kitabesinde 1210 yılında yaptırıldığı yazılı Taşköprü, Hadımzade Osman Bey tarafından yaptırılan Taşköprü Camii ve kiliseden dönüştürülen Tepe Çamii ilk nefeste sayılabilir.
Ama Hadımoğlu Konağı Osmanlı döneminden kalan en dikkat çekici yapı.

Hadımoğlu Konağı

Restore edilen konak 17. yy. eseri. Konya Hadim ilçesinden gelen iki kardeş tarafından yaptırılmış. Bayramiç’e yerleşen kardeşler dericilik yaparak zengin olmuşlar ve bu konağı yaptırmışlar. Konakta Kurşunlutepe üzerindeki Skepsiz antik kentinden bazı mimari parçalar dekorasyon elemanı olarak kullanılmış. Şu anda Türk Evi-Etnografya Müzesi olarak değerlendiriliyor.

Ayazma

Çanakkale- AyazmaBayramiç’in doğu yönündeki Evciler Köyü’nün 5 km. ilerisinde Kazdağları’nın güzel mesire yerlerinden birisi var. Ayazma denilen ve bol suyun aktığı yörede mitolojide Paris’in tanrıçalar arasında güzel seçmesine nazire olarak her yıl güzellik yarışması düzenleniyor.

Kalkım

Kaz dağları üzerinde en güzel yerleşimlerden biridir Kalkım. Son dönemde turizmde de atağa kalktı. Ekoturizm, atçılık, trekking tutkunları bu güzel beldeyi keşfettiler. Elbette yatırımcılar da. Kalkım’a dileyenler Edremit üzerinden, dileyenler Çan, Yenice üzerinden gidebilir. Edremit üzerinden daha kolay.

Çanakkale / KalkımEdremit’ten kuzeye doğru, Kalkım-Yenice yoluna girilince bu değişik yolculuk başlamış oluyor. Yol önce zeytinlikler arasından ilerliyor. Her yer göz alabildiğine zeytin ağacı. Yükseldikçe zeytinler yerini çamlara bırakıyor. Yükseldikçe bitki örtüsü değişiyor. 25. km’ye ulaşıldığında 900 metre kadar yüksekliğe çıkılmış oluyor.
Hanlar yerleşimini geçtikten 10 km. sonra Milli Parklar Dinlenme Tesisleri var. Burada tel kafesle çevrili büyük bir alanda Geyik Çiftliği bulunuyor. Koruma altındaki bölgede geyikler yaşıyor ve ürüyor. Biraz beklenirse geyikleri görmek mümkün. Bölge av meraklılarının, doğa yürüyüşü yapanların gözde yerlerinden. Binicilik, avcılık, bisiklet turu, balıkçılık gibi doğa sporları yapmak için bölgede tek bir tesis var. İliada butik bir otel ve bu bölgede geniş bir alanın tek nitelikli tesisi ve yukarıda saydığımız aktivitelerin tümüne sahip.

Dağ başında köy sofrası

İliada otelin biraz ilerisinde Bağlı Köyü ise tipik bir Kazdağı köyü görmek için iyi bir fırsat. Köyün camisinin karşısındaki kahveyi işleten Muharrem Uzuner buraların tek turizmcisi sayılabilir. Kahvenin yanındaki evinin bahçesinde onlarca çeşit çiçek ve çeşitli sebzeler yetiştiriyor. Yetiştirdiği sebzelerden turşular kuruyor, Kazdağları’ndan toplanan otlarla ve kendi yaptıkları peynirle karısı Adile Hanım da gözlemeler yapıyor. Kahvede çevreden toplanmış çeşitli bitkilerden çay yapılıyor. Köylülerin ördüğü sepetler satılıyor. Büyükler yemek yerken çocuklar rahat versin diye bahçeye salıncak bile kurmuşlar.

Bağlı ve çevre köylerin yetiştirdiği ürünler arasında tütün de var. Yumuşak, hafif içimli tütün yetişiyor.

 

 

Kalkım

Yörenin merkezi durumundaki Kalkım’ın girişinde Jandarma Kışlası’nın karşısından girilen yol on dakikalık kısa bir yolculukla gölete ulaşıyor. Etrafı tarlalar ve meşelerle çevrili gölet çevresi yaz mevsiminde piknik alanı olarak değerlendiriliyor.

Yerleşimin merkezinde geniş bir park, belediyeye ait bir otel ve lokantalar var. Bir de el dokuması halı ve kilim satan mağaza. Aslında burada pek halı dokumacılığı kalmamış, Türkiye’nin bir çok yerinden halı getiriyorlar. Gece geç saatlere kadar açık oluyor.

Kalkım Belediyesi turizme önem veriyor. Beldelerini tanıtmak için çabaharcıyorlar, herkese yardımcı olmaya çalışıyorlar. (Belediye Tel: 0. 286. 487 55 04)
Amaçları eko-turizmi geliştirmek. Gerçekten de yöre bu iş için çok elverişli.

Kalkım düzlük bir plato. Tütün. Fasulye, domates, biber gibi sebzeler yetişiyor.

İda’nın bu yüzünde gezinti

İda mitolojisi ve efsaneleri gibi sonsuzluk duygusu uyandıran bir dağ. Kalkım çevresinde yapılacak bir gezi yeni keşifler sağlayacak. Yakındaki Akçakoyun Köyü her zaman canlı bir köy. Belediyesi olan köyün 700 yaşından fazla olduğu tahmin edilen anıt çınar ağacının içinde yakın zamana kadar bir berber dükkanı vardı. Köyün belediyesi de yöreyi gezmek isteyenlere severek yardımcı oluyor. (Belediye Tel: 0.286. 487 55 04)

 

 

Hıdırlar Kaplıcası

Akçakoyun köyünden devam edildiğinde Hıdırlar Kaplıcası’na çıkılıyor. Şaşırtıcı bir yeşillik içindeki kaplıca yörenin antik çağdaki yerleşimi olan Agonya adıyla da anılıyor. O zamanlarda da kaplıcanın kullanıldığı biliniyor.

Dikkat! Kaplıca suyunun ısısı 85 derece, kaynamaya yakın. Böbrek, idrar, sindirim sistemi ve kadın hastalıklarına iyi geliyor. İçme olarak da kullanılıyor.
Şimdilerde burada yeni ve modern bir kaplıca tesisi yapımına başlanıyor.

Aşağı Çavuş Köyü

Kocamış bir çınarın gölgelediği kahvesinin yandaki derenin üzerine çıkma yapan bir terası var ki ilginç. Derede ördekler, kazlar yüzüyor. Köyün yakınında alabalık üretim çiftlikleri var. Çağlayan Alabalık Tesisleri. Balık satınalmak mümkün. Ormanın içlerine girmek, yerleşim yerlerinden uzaklaşmak ve doğa ile başbaşa kalmak için ormaniçi yollardan ilerlemek ve otomobiline acımıyor olmak yeterli. Çünkü yollar çok bozuk. Bir de mutlaka çevre köylerden rica ederek bir rehber alınmalı. Bu çevrenin köylerinde hemen herkes ormanı avucunun içi gibi biliyor. En başta da avcılar. Şeytan Deresi ve şelalesi orman içinde sıkça karşılaşılacak sürprizlerden birisi.  Dalak Suyu denilen ve yaz aylarında çevre köylerin piknik için geldiği kaynak suyu bir havuzun içinde, dipten göz göz kaynıyor. Burayı gece kamp kurmak için avcılar da kullanıyor.
Suyun oluşturduğu küçük havuzun nedenini öğrenemediğimiz bir özelliği var. Elinizi şaklattığınızda dipten kaynayan su kısa bir an duraklıyor.
1400 Metre yükseklikte bu alanın etrafı kayın kayın ağaçları ile çevrili. Yöre Bayramiç ilçesine de yakın olduğundan bu komşu ilçeden ve köylerinden de buraya piknik için geliniyor. Kaynak suyuyla beslenen havuz insanların olmadığı zamanlarda asıl işlevine dönüyor. Yabanıl hayvanların su ihtiyacını karşılıyor.

Buralara kadar gelince yörenin en yüksek tepesine çıkıp Kazdağları’nın panoramik manzaralarını seyretmeli. Tavşan Oynağı denilen Yangın Kulesi tüm çevreye hakim. Göz alabildiğine orman olan çevrede yangın tehlikesine karşı bu kuledeki görevliler 24 saat dürbünle gözetleme yapıyorlar. Herhangi bir tehlike anında telsizle haber veriyorlar.

Yabanıl hayvan bakımından da zengin olan yörede avlanması yasak olan karaca, alageyik bulunuyor. Domuz en çok bulunan hayvan. Ayı, çakal, tilki de çok. Bunları göremesek de arada bir havalanıp anında kaybolan şahin görme şansınız var. Çevre köylerin inekleri orman içinde kendi başına serbestçe geziyorlar.
Köylülerin anlattığına göre arada bir ayı saldırısına uğramak dışında inekler için hiçbir tehlike yokmuş.

Eylül sonunda yolu düşenler bedava kestane toplayabiliyor. Çok yüksek olmayan alanlarda çok kestane ağacı var ve özel mülkiyette değil. Köylüler de kestane toplayıp satıyorlar.

Yenice

Kalkım-Yenice arasında sürekli otobüs çalışıyor. Eski ve yeni yol var. Yeni yol biraz daha kısa. Eski yol da birkaç köyden geçtiği için daha keyifli. Çevre çam ormanları ile çevrili. Arada bir düzlükler de tarlalar, bahçeler var. Yol biraz virajlı ama zemini iyi. Yenice’ye doğru yokuş aşağı inerken bir virajda solda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal’in adını taşıyan bir Çeşme var. 1981 yılında düzenlenip yenilenen çeşmenin adı 1934 yılında Atatürk’ün konuğu İran Şahı ile Çanakkale’ye giderken bu çeşme başında mola verip çevre köylüleriyle sohbet etmesinden geliyor. Anayoldan biraz içerideki Yenice bir depremle yıkıldığı ve yeniden yapıldığı için oldukça planlı ve düzgün yerleşimi olan bir ilçe.

Çevre köylerde bir çok tarihi kale kalıntısı, Roma ve Bizans dönemlerinden kalıntılar bulunuyor. Ancak hiçbir kazı yapılmamış. İlçenin 1,5 km. kadar kuzeydoğusunda Çakıroba ile Seyvan köyleri arasında Issız Cuma denilen ve 600 yaşında olduğu tahmin edilen eski bir cami ve çevresindeki Osmanlı mezarlığı görülebilir. Yenice’nin içinde de Eski Yenice Camisi yanındaki tarihi çınarı ile birlikte bir eski eser.

İlçede bir de etnografik müze var: Belediye Türkevi Müzesi. Güzel bir binadaki müzede yöre giysileri, ev eşyaları gibi eserler sergileniyor.

İlçe sırtını dağlara yaslamış. Evlerin bitiminde ormanla kaplı dağ yükselmeye başlıyor. Kazdağı Göknarı (abies equi-trojani)denilen ve endemik bir bitki olan ağacın en çok olduğu yöre Yenice çevresindeki ormanlar.

Türkmen söylencesi Sarıkız

Kazdağları sadece mitolojide değil yakın zamanda da bir çok efsaneye konu olageldi. Yörede yaşayan Türkmenler arasındaki bir çok söylenceden birisi de Sarıkız’ın Öyküsü,

Edremit’in Güre Köyü’nden olan Sarıkız çok güzel ve iyi yürekliymiş. Fakat onu çekemeyenler Sarıkız’a iftira atmışlar. Söylentiler yayılmış ve kızının “kirlendiğini” düşünen babası Sarıkız’ı birkaç kazla birlikte Kazdağları’nın tepelerine bırakmış.

Uzun bir zaman sonra meraklanıp kızını görmeye gitmiş. Varıp kızını bulmuş. Namaz kılmak için abdest almak isteyip de kızından su isteyince Sarıkız dağın tepesinden elini uzatıp denizden tasını doldurmuş ve babasına uzatmış.
Baba kızının erenler saflarına katıldığını anlamış. Sırrı anlaşılan Sarıkız oracıkta can vermiş. Mızının ölümüne üzülen babası da biraz ilerideki tepeye varıp orada canını teslim etmiş.

Türkmenler kızın öldüğü yere Sarıkız Tepesi, babasının öldüğü yere de Baba Dağı demişler.

Her yıl Kazdağlarının Türkmen köyleri Sarıkız’a çıkıyorlar. Kurbanlar kesilip pişiriliyor ve topluca yemek yeniyor.

Helenik mitolojide Zeus’un oğlu Paris’in İda Dağı’na bırakılması ve orada kaz gütmesi ile sarıkız ve kazları arasındaki ortaklık öyküleri birbirine bağlıyor.
Kaz Dağları’nın şifalı otları; Civan perçemi, biberiye, mersin yaprağı, kantaron otu, kuşdili, kekik, nane, maydanoz, ada çayı, melisa ve ısırgan otu ve daha nice bitki. Hepsi yeni besin ve rejim sistemlerinin vazgeçilmez otları. Bayramiçlilerin geçim kaynağı. Bayramiç Pazar yeri bu otlarla dolu. Büyükkentlere de gönderiyor Bayramiçliler şifa dağıtan otlarını.

Kaz dağlarında ot toplama, bir turizm türü haline geldi. Ama işin ucu kaçan endişesiyle ve özellikle kimi endemik türlerin korunması amacıyla ot toplayıcılığı kontrol altına alındı.

Kaz Dağları’nın şifalı otları

Civan perçemi, biberiye, mersin yaprağı, kantaron otu, kuşdili, kekik, nane, maydanoz, ada çayı, melisa ve ısırgan otu ve daha nice bitki. Hepsi yeni besin ve rejim sistemlerinin vazgeçilmez otları. Bayramiçlilerin geçim kaynağı. Bayramiç Pazar yeri bu otlarla dolu. Büyükkentlere de gönderiyor Bayramiçliler şifa dağıtan otlarını.

Kaz dağlarında ot toplama, bir turizm türü haline geldi. Ama işin ucu kaçan endişesiyle ve özellikle kimi endemik türlerin korunması amacıyla ot toplayıcılığı kontrol altına alındı.

Vitrin
 
İletişim
Sitemizdeki Emlak Sayısı: 124 Aktif Ziyaretci: 21    |    Toplam Ziyaretci: 22947059    |    Toplam Sayfa Gösterimi: 33406515